Kanunların Dili Uluslararası Sempozyumu Düzenlendi

Adalet ve Medeniyet Derneğince, gelecek nesillere daha güzel bir Türkçe için yol göstermek ve yasa metinlerinin hazırlanması sürecindeki aksaklıkları gidermek üzere yeni önerilerde bulunmak amacıyla 14-16 Aralık tarihlerinde Ankara’da bir otel de “Kanunların Dili Uluslararası Sempozyumu” düzenlendi.

Sempozyumun açılışında konuşan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)  Başkanvekili Ahmet Aydın, “Kanun metinleri herkesin anlayabileceği açık ve anlaşılır bir şekilde kaleme alınmalıdır. Açık ve anlaşılır bir kanun dilinin zorunlu özellikleri ise sadelik, bilimsel tutarlılık, kesinlik ve belirginliktir.” dedi. Dilin, toplumda karşılaşılan pek çok sorunun çözümüyle bağlantısının bulunduğunu ve toplumda yaşayan her biriyi etkilediğini söyleyen Aydın, “Kanun metinleri, herkesin anlayabileceği açık ve anlaşılır bir şekilde kaleme alınmalıdır. Açık ve anlaşılır bir kanun dilinin zorunlu özellikleri ise sadelik, bilimsel tutarlılık, kesinlik ve belirginliktir.” ifadesini kullandı.

“Türkçe, medeniyetimizin, kültürümüzün, sosyal yaşamımızın en önemli ve en sorunlu konusudur.” diyerek sözlerine başlayan TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya ise, “Türk dili mübarek bir dildir, kadersiz bir dildir, çileli bir dildir.” ifadesini kullandı. Türkçe’nin bugünlerde “bozulma dönemi” geçirdiğini söyleyen İyimaya, Hukuk dilinin, esnek olması gerektiğine işaret ederek, “Türkiye’nin sorunu, bir hukuk boşluğu sorunu mudur? Yoksa hukukçu kıtlığı sorunu mudur? Bana göre kötü hukuka rağmen iyi hukukçular adil ve çok iyi hukuk üretebilirler. Türkiye’nin temel sorunu, normun bağlayıcılığı noktasında bir inanç boşluğu sorunudur.” yorumunda bulundu.

Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs de Türkçe’nin son 100 yıl içinde değişerek ve başkalaşarak bu günlere geldiğini anlattı. Örs, “Türkçe, geçtiğimiz 100 yıl boyunca talihsiz bir takım olaylar yaşadı. Önce kelime hazinesinin önemli bir bölümü dışlandı ve daha sonra dışlanan kelimelerin yerine Türkçeleri ikame edilemeden batı kökenli sözcükler, hızla Türkçe’ye geldiler. Şimdi de bu akım İngilizce üzerinden yaşanıyor.” diye konuştu.

 

Adalet ve Medeniyet Derneği Başkanı Akif Tögel de derneğin 2013’de küçük bir kitap okuma grubuyla çalışmalarına başladığını belirterek, derneğin çalışmalarının Türkiye’de 32 merkezde, dünya genelinde ise 10 ülkeye ulaştığını söyledi.Derneğin çalışmalarına ilişkin bilgi veren Tögel, Türkçe Yılı etkinlikleri çerçevesinde bu sempozyumu düzenlediklerini söyledi. 1982 Anayasası ile başlayan süreçte başta anayasa olmak üzere kanun, tüzük ve resmi yazışmaların dilinde bir bozulmanın olduğunun altını çizen Tögel, dilde başlayan bu bozulmanın gündelik hayata da sirayet ettiğini dile getirerek emeği geçen herkese teşekkür etti.

Konuşmaların ardından, TBMM Başkanvekili Aydın, “Ahmet Cevdet Paşa Hukuk Diline Üstün Katkı Ödülü”nü Hukukçu Ahmet Rasim Cinisli’ye takdim etti.

Sempozyum boyunca ilk ve ikinci oturumda “Türkiye’de Kanun Yapım Süreci” ele alınırken, üçüncü oturumda “Mukayeseli Hukukta Kanunların Yapım Süreci ve Önemi” konuşuldu. Dördüncü oturumda “Hukuki Açıdan Kanunların Dili” ve son oturumda ise “Edebi ve Tarihsel Açıdan Kanunların Dili” sunumları yapıldı. Sempozyum “Değerlendirme ve Kapanış” ile sona erdi. Sempozyumda dile getirilen hususlar ve katılımcı sunumları kitaplaştırılarak raflardaki yerini alması planlanıyor. 

Bir Yanıt Yazın